info@mekan.com

İskender Kebap'ın Hikayesi: ''Gelenek, Külleri Saklamak Değil, Ateşi Canlı Tutmaktır.''

25 Kasım 2016
İskender Kebap'ın Hikayesi: ''Gelenek, Külleri Saklamak Değil, Ateşi Canlı Tutmaktır.''
Türk Mutfağı'nın baş tacı yemeği olan kebabın belki de en sevdiğimiz hali olan İskender'in hikayesini hiç merak ettiniz mi? Peki Bursa'da başlayıp önce Türkiye'de, daha sonra da dünyanın pek çok yerinde lezzetiyle kendisine yer bulan Döner'in ve İskender adını alışının ta 1850'lere dayandığını biliyor muydunuz? İşte İskender'in nesilden nesle hikayesi ve geleneksel yolculuğu!

Yavuz-İskenderoğlu-İskender-Efendi

1850'li yıllarda Bursa Kayhan Çarşısı'nda Mehmet Efendi Lokantası ile işe başlayan aile, o dönemin yaygın lezzeti Kuzu Çevirme ve Tandır yapmaktaydı. Bu yemekler sabit mekanda olduğu kadar seyyar olarak baş üstündeki tablalarda da satılıyordu. Mehmet Efendi'nin oğlu İskender, çıraklık ettiği meslekte arayışlara girdi ve yüzyıllardır yere paralel duran ateşte, aynı şekilde paralel pişirilen kuzuyu, dik mangalda ayağa kaldırma teklifinde bulundu. Sonrasında da eti, kemik ve sinirlerinden ayırıp bir şişe taktı ve bunu odun kömürü ateşinin karşısında dikey döndürerek pişirdikten sonra, ince ince keserek servis etmeye başladı. Bu farklı sunum Bursa'da çok dikkat çekti ve ''İskender Efendi'nin Dönen Kebabı'' olarak anılmaya başlandı. Zamanla ''Dönen Kebap'', ''Döner Kebap'' olarak, en sonunda da sadece ''Döner'' olarak isimlendirildi. Küçücük kesilmiş pidelerin üzerine dökülen tereyağlı domates sos ve onun da üzerine dizilen döner yapraklarından oluşan yemeğe ise İskender Efendi'nin ismi verildi. Böylelikle 150 yılı aşkındır süre gelen, Bursa ile özdeşleşmiş ve adeta bir simge haline gelmiş dünya çapında bir marka doğmuş oldu.

Yavuz-İskenderoğlu-Süslü-Karakol-İskender

Geçtiğimiz Cuma akşamı yıllardır önünden geçip gittiğim, eski ismiyle ''Süslü Karakol'' olarak bilinen Yavuz İskenderoğlu Restoran'a gittim. Mekan, Abdülaziz tarafından eskiden yine karakol ve köşk olarak kullanılan bir yapının yıktırılıp 1866'da Aziziye Karakolu olarak inşaa edilmesiyle ortaya çıkmış. Binanın içinde ve dışındaki yoğun bezemeler yüzünden halk arasında ismi ''Süslü Karakol'' olarak anılmaya başlanmış. 1922'den 80'li yıllara kadar kullanılmayan ve atıl bırakılan mekan, 90'lara gelmeden restore edilerek Çift Nal Restaurant olarak uzun yıllar hizmet vermiş. 2005 yılında da Bursa'nın efsane lezzeti İskender'in yaratıcısı Mehmet oğlu İskender Efendi'nin 3. nesil torunu Yavuz İskenderoğlu'nun Restoranı; yıllar içerisinde İstanbul'daki en iyi İskender Kebap ününe kavuşacak mekan olarak günümüze kadar gelmiş. Büyük ve birbirinden çirkin apartman yığınlarının arasında, tarihi dokusu ve göz alıcı mimarisiyle konuklarını ağırlayan mekana ağaçlar ve çiçekler içerisindeki merdivenlerden çıkılıyor. Sivri kemerli, yüksek kapıdan girer girmez İskender Efendi'nin heykeli ve aile büyüklerinin resimleri konukları karşılıyor. Bursa'daki ilk mekanın açılışından kapanışına kadar turkuaz mavisi kullanılması ve papatya desenlerinin ön planda tutulmasından dolayı, aynı formun İstanbul'daki bu tarihi binada da korunduğu dikkatten kaçmıyor. Kısacası, yüksek pencereleri ile insanı başka bir zamana götüren Yavuz İskenderoğlu'nda tarihe lezzetle dokunabiliyorsunuz.

Yavuz-İskenderoğlu-İskender-Süslü-Karakol

Mekanda menü falan yok. Zaten menüye gerek de yok. 36 yıldır restorancılık sektöründe çalışan ve 2008'den bu yana da İskenderoğlu'nda konukları ağırlayan Süleyman Dönmez soruyu yöneltiyor: ‘'Bir mi? Bir buçuk mu?'' Eğer gerçek bir İskenderseverseniz kesinlikle bir buçuk söylemelisiniz çünkü böylesi bir lezzetin tadına doyum olmuyor.

Yavuz-İskenderoğlu-Süleyman-Dönmez-İskender-Garson

Serviste gelen pembe kağıtlara bir süre anlam veremedim. Eskiden peçete yoktu tabi. Bursa'daki ilk dönemlerde pembe, ince kağıtlar getiriliyormuş masaya. Bu gelenek hala sürdürülüyor. Merak etmeyin, fazla gelenekselci değilseniz günümüz peçeteleri de masada mevcut. İskender ilk kez gördüğüm bir şekilde, yani yanında közlenmiş patlıcanla servis ediliyor. Tabi yemeğe başlamadan da üzerine sıcak sıcak tereyağı gezdiriliyor. Genlere işlemiş bir lezzet desem yeri. Çok fazla söyleyecek bir şey yok. Patenti almışlar, İskender'in de hakkını fazlasıyla vermişler. Gerisini mekanı ziyaret ettiğinizde kendiniz deneyimleyin derim ;)

Yavuz-İskenderoğlu-Süslü-Karakol-İskender-Kebap

Söylemeden geçemeyeceğim bir şey daha var; o da Şıra. Geleneksel içeceğimizi siyah öküzgözü üzümlerinden yapan İskenderoğlu'nda, Şıra vazgeçilmez bir içecek haline gelmiş. Pek çok faydası bulunan bu mucizevi, şifa kaynağı içeceği yemeğinizle tüketebilir; aynı zamanda dilerseniz şişeyle satın alabilirsiniz.

Yavuz-İskenderoğlu-İskender-Şıra

Bursa'nın özel lezzeti kestane şekeri, nefis tereyağı, İskender ile servis edilen közlenmiş patlıcan ve ev yapımı domates sosu ise kavanozlarda karşınıza çıkacak.

Şimdiden afiyet olsun.
Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR

Geçtiğimiz aylarda, ilk defa sokak lezzetleri Michelin yıldızına layık görüldü! Michelin yıldızı, bir şefin alabileceği en büyük ayrıcalıklardan biridir. Öyle ki bu yıldız uğruna kendini paralayanlar, takıntı haline getirenler ve hatta alamadığında intihar ede…
İstanbul'da şu soğuk günlerde rahatça nefes alabileceğimiz tek rotamız Boğaz. Boğaz manzarasına karşı keyif dolu vakitler geçirebileceğiniz oldukça uygun fiyatlı, cep yakmayan mekanları sizler için derledik. Saat Kule Cafe Boğaz manzarası ve Dolmabahç…
Karaköy’den tanıdığımız Dem, yepyeni şubesini Moda’da açtı! Çay tutkunlarının vazgeçilmez adresi olan Dem, Anadolu Yakası’na ferah bir nefes getirdi. Renkli dekoru, geniş çay menüsü ve taptaze atıştırmalıklarıyla eşsiz bir deneyim vaat edi…
Dansı, sanatı, açık hava müzesi niteliğindeki şehirleri ve tabi ki Gaudi’nin efsane eserleriyle sık sık andığımız İspanya, son dönemlerde mutfağıyla da kendini göstermeye başladı. Aslında köklü bir mutfak kültürü olan İspanyolların yemekleri dendi…
​Sevdikleriyle birlikte uzun uzadıya ve keyfini çıkara çıkara yapılan bir brunch'ı kim istemez ki? Tüm ailenin buluştuğu o güzel masalarda pazar gününün en güzel etkinliği gerçekleşir. Bu pazar brunch rotanızı bu listeden belirleyin! Backyard…
Ramazan’da oruçlu haldeyken hafta içi işle güçle bir şekilde zaman hızla geçiyor. Fakat hafta sonları, uzun yaz günlerinin de rehavetiyle bir türlü akşam olmak bilmiyor. Boş olan mide kan şekerini düşürdüğü için enerjim…
Ramazan, bereketin sembolü olarak en çok sofralarda kendini gösterir. Ramazan’ın yaklaşmasıyla başlayan alışverişlerde ve hazırlanacak yemeklerde özellikle seçilen iftarlıklar Türk Yemek Kültürü’nün neredeyse temel taşlarını oluşturur…
Ramazan tatlısı olarak bilinen, 11 ayın Sultanı Ramazan geldiğinde sofralarımızı şenlendiren Güllaç hakkında ne kadar bilgiye sahipsiniz? Lezzetli mi lezzetli, sağlık dolu bu tatlının sizler için hem nasıl ortaya çıktığını araştırdık hem de Ramazan Ayında yapılacak tatlılar…
6 Haziran'daki ilk Sahur'a sayılı günler kala, Ramazan alışverişleri son sürat devam ediyor. İftariyeliklerin yanı sıra sahur için gün boyu tok tutacak yiyeceklerin de seçimi oldukça önemli. Yazın sıcak ve uzun günlerinde, vücut susuz da kal…
Ramazanda yeme düzeni alışık olunan sayısının dışına çıkıyor ve bu az öğün sayısına rağmen tüketimimiz neredeyse 2 kat artıyor. Bu bozuk düzeni ise en iyi şekilde korumanın yolu günlük hayattaki rutinimize en yakın beslenme düzenini Ramazan ayına uyarla…
İLGİLİ MEKANLAR
#
Mobil ile Her Yer Elinin Altında!
Yoldayken acıktığında ya da yeni mekanlar görmek istediğinde mekan.com uygulamasını kullanarak sana en yakın mekanları keşfet!
#
Restoran Paneli İşletmenizi internete taşıyın,
milyonlarca kişiye ulaşın!
HEMEN KAYIT OLUN